9 Şubat 2011 Çarşamba

GÜNÜN AYET VE HADİS-İ ŞERİFİ

ramocan.blogcu.com


YEMEK DUASI



Bismillâhirrahmânirrahîm



Elhamdülillâhi’llezî et’amenâ ve sekânâ ve cealnâ minel müslimîn

Külû ve’şrabû ve lâ tüsrifû, İnnehû lâ yuhibbü’l müsrifîn
****
Ey bizi nimetleriyle perverde eden SULTANIMIZ!

Bize gösterdiğin numunelerin ve gölgelerin asıllarını, mebalarını göster. Ve bizi makarr-ı saltanatına celbet. Bizi bu çöllerde mahfettirme. Bizi huzuruna al. Bize merhamet et.

Burada bize tattırdığın leziz nimetlerini orada yedir. Bizi zeval ve teb'id ile tazib etme. Sana müştak ve müteşekkir şu muti raiyyetini başıboş bırakıp idam etme.

YA RAB! kusurumuzu affet bizi kendine kul kabul et. Emenetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl.

Ruhumuzu cesedimize, kalbimizi nefsimize, aklımızı midemize hakim eyle. Lezzeti şükür için isteyen kullarından eyle.

YA RAB! Resûl-u Ekrem Aleyhissalatü Vesselamın bereketi hürmetine bize ihsan ettiğin maddi ve manevi rızkımıza bereket ihsan et!.. Amin!...

5 Şubat 2011 Cumartesi

Karanlık Güçler



Karanlık Güçler

Ülkemde gezerken yakma kalbimi,
Nurlu gözlerimi haşlama zalim,
Ne konuşmaz? gamlı mazlumun dili,
Dilsizlik kalbimde, taşlama zalim.

Güçlü ellerinle tutup zehrini,
Kalbime işleme hainliğini,
Yurdumda haykırıp zalimliğini,
Karanlık gücünle başlama zalim.

Çocuk büyütene mahsus hevesle,
Çeşitli zulmünü kalbimde besle,
Müslümana gönlün doludur kinle,
Alçalıpta daim,fişleme zalim!

Adem Armağan

18 Ağustos 2009 Salı

'Laiklik, kozmetik bir Batılılaşma projesi'



Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ayşe Kadıoğlu, Türkiye'de laiklik gerekçesiyle uygulanan başörtüsü yasağının kabul edilemez olduğunu belirterek, bunun ‘ama ve fakatı' olamayacağını belirtti. Aynı zamanda Oxford Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olan Kadıoğlu, Türkiye'deki laikliğin dini kontrol altında tuttuğunu ve Cumhuriyet döneminde İslam'ı ‘gelişme önünde bir engel' olarak algıladığını kaydederek, “Cumhuriyet döneminde bunun için Hıristiyanlığa geçmek bile düşünüldü” dedi.

MEHMET NEDİM ASLAN/LONDRA

Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ayşe Kadıoğlu, Türkiye laikliğinin Cumhuriyet seçkinlerinin bir projesi olduğunu ve dini kontrol altında tutarak tepeden bir modernleşme amacı güttüğünü söyledi.

“LAİKLİK SADIK BİR DİN İSTİYOR”
Aynı zamanda Oxford Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olan Kadıoğlu, Londra'da London School of Economics'te (LSE), “Türkiye'de Laiklik” konulu seminerde konuştu. Laikliğin kendine uygun bir İslam icat ettiğini kaydeden Kadıoğlu, bu din anlayışının devlete sadık bir aygıt olmasının amaçlandığını kaydetti.

LAİKLİK, LAİKLİĞİN ÖNÜNÜ TIKIYOR
Baskıcı ve dini kontrol altında tutan laiklik anlayışının din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı gerçek anlamda bir laiklik anlayışının da önünü tıkadığını kaydeden Kadıoğlu, 1920 yılından 1923 yılına kadar İSlam'ı dışlamayan bir modernleşme öngörülürken Cumhuriyet elitlerinin 1923'ten sonra dine karşı tutum takındığını belirtti.

“HIRİSTİYANLIĞA GEÇMEK BİLE DÜŞÜNÜLDÜ”
Cumhuriyet elitlerinin gelişmenin önündeki en büyük engelin İslam olduğunu düşündüğünü ve bu yüzden İslami kurum ve kuruluşların kapatıldığını ifade eden Kadıoğlu, “Hatta bazı Cumhuriyet elitleri Hıristiyanlığa geçmeyi bile düşündü. ‘Eğer İslam'ı bırakıp Hıristiyanlığı seçersek, gelişebiliriz' düşüncesi vardı. Mesela Mahmut Esat Bozkurt ‘İslam gelişmenin önünde bir engel. Biz bununla devam edemeyiz' demiştir” dedi.

GÖKALP'IN DİN VE MODERNLEŞME DÜŞÜNCESİ
Cumhuriyet elitleri arasında Osmanlı devlet yapısı ve kültürüne karşı olmasına rağmen İslam'ın Cumhuriyet içerisinde tutulabileceğini düşünenlerden birinin Ziya Gökalp olduğunu ifade eden Kadıoğlu, Gökalp'ın düşüncesinin 1923'teki Lozan Antlaşması'ndan sonra terk edildiğini belirtti. İsmet İnönü'nün Lozan'dan döndükten sonra ‘Eğer hocalardan kurtulmazsak, bir şey yapamayız' dediğini hatırlatan Kadıoğlu, bu tarihten sonra dinin yasaklandığını ve ‘gerici' bir konsept olarak görüldüğünü belirtti.

LAİKLİĞİN ‘KOZMETİK BATILILAŞMASI'
Türkiye'deki modernleşme ve laiklik uygulamalarını ‘kozmetik Batılılaşma' olarak nitelendiren Kadıoğlu, katı laiklik uygulamalarından birinin bugün hala devam ettiğini, başörtüsü giyen kadınların okullara alınmadığını belirtti. “Eğer başörtülüyseniz ve bu şekilde okula gitmek istiyorsanız, yasakla karşılaşıyorsunuz. Başörtünüzü çıkarmadıkça, normal vatandaşlık haklarından yararlanamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

BAŞÖRTÜSÜ EN TEMEL HAK
Başörtüsünün en temel insan haklarından biri olduğunu kaydeden Kadıoğlu, “Üniversiteye gelmiş bir insana nasıl giyinmesi söylemek kabul edilemez. Bu konuda ‘ama ya da fakat' diye bir şey yoktur. Laiklik başörtüsünü kontrolünden çıkmış dini bir simge olarak görüyor. Bu laiklik anlayışının İslam'la barış yapması gerekir” dedi.
KAYNAK: http://www.habervaktim.com/haber/105075/laiklik_kozmetik_bir_batililasma_projesi.html

21 Mayıs 2009 Perşembe

KUR'AN-I KERİM MEÂLİ






بسم الله الرحمن الرحيم , الحمد لله رب العالمين , والصلاة والسلام علي سيدنا محمد رسول الله واله وصحبه أجمعين











İNGİLİZCE KUR'AN MEALİ(ENGLİSH QUR'AN TRANSLATİONS)

17 Aralık 2008 Çarşamba

İMAM-HATİP OKULLARI VE ÖNEMİ




İslâm, tam anlamıyla ilim dinidir.Bilenle-bilmeyeni eşit kabul etmeyen ve ilk emri "oku" olan tek din İslâm´dır.

İslâm Dini´nin en güzel öğrenildiği eğitim kurumlarından birisi ve en önemlisi İmam-Hatip Okullarıdır.Bazı kişiler "İmam-Hatipli Başbakanı içimize sindiremiyoruz." demektedir.İmam-Hatip mezunları da, yarı aydın, İslam´a ve Müslümanlara kin kusan,Laiklik adı altnda din düşmanlığı yapmayı alışkanlık haline getiren sözde aydınları içine sindiremiyor.İmam-Hatip mezunu olmaktan gurur duyuyoruz.İmam-Hatip Lisesi rozetini ölünceye kadar yakamızda ve kalbimizde taşımak bizler için bir şereftir.Bu okullardan vatanını,milletini seven,insanlığa faydalı
yeni bir altın nesil yetişmiştir."Mızrak çuvala sığmaz."Bunu kimse inkar edemez.

Adana İmam-Hatip Lisesi´nde okurken,duvarda çerçeve içindeki bir yazı: "Bilenlerle-bilmeyenler bir olur mu?"Zümer Suresi 9. Ayet´in Meâli, hatırımdan hiç çıkmaz.

İmam-Hatip Liselerinin ilme ve ilim adamına verdiği bu büyük değer sebebiyledir ki bu okullardan binlerce dini ilimlerde ve diğer ilim dallarında bilim adamı,devlet adamı ,ülkemize faydalı aydınlar yetişmiştir,
Görülüyor ki,dini ilimlerin olduğu gibi,fenni ilimlerin kapısını da ülkemize açmakta başarılı olan İmam-Hatip Okullarıdır.Bu başarı inkar edilemez bir gerçektir.
Bazı karanlık güçler ne zaman ki,İmam-Hatip Okulu mezunlarının önüne ve bu okullara engeller koymuşlar,çözülme başlamış,toplumda ahlak erezyonu artmıştır.Gölge etmeyin, ihsan istemiyoruz.
Türkiye´de din eğitiminin en temel ve yaygın alanı İmam-Hatip Okullarıdır.İmam-Hatip Okulları din eğitimi alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
"İnsan ve toplumu araştırma konusu yapan bilimler,mahiyet ve fonksiyon hakkında farklı görüşlerde olmakla birlikte,dinin ferdî ve sosyal bir ihtiyaç olduğu hususunda ittifak etmektedirler.Din eğitimi ve öğretimi çocuğun dine olan ilgisini hissettirdiği andan itibaren, iyi organize edilmiş eğitim ortamlarında,insanın gelişim özelliklerine,öğrenim-öğretim ilke, teknik ve yöntemlerine uygun olarak verilmelidir.Aksi halde insan dini ihtiyaçlarını giderememe huzursuzluğunu yaşayacaktır."Bunun içindir ki,İmam-Hatip Okulu öğrencilerinin sayısı artırılmalıdır."Modernizmin yeterince mutlu edemediği,post-modernist düşüncelerde veya çeşitli dini grup ve cemaatlarda inanma ihtiyacını karşılama arayışında olan günümüz insanının dîni problemlerine köklü çözümler ancak bilimsel çalışmalarla bulunabilir, dini ihtiyaçları sağlıklı karşılanabilir."
Dini ihtiyaçları sağlıklı karşılamanın yolu İmam-Hatip Okullarından geçmektedir.Bu okulların kıymeti iyi bilinilmelidir.
Adem Armağan

Share/Save/Bookmark

13 Aralık 2008 Cumartesi

AMERİKALI GREEN MÜSLÜMAN OLDU



Almanca kursunda tanıştığı Din Görevlisi Adem Armağan`ın verdiği kitapları merakla okuyan Jeremy Green, İslamiyeti seçti

ANSBACH- Alman bir bayanla tanışarak evlenmeye karar veren 24 yaşındaki Amerikalı Jeremy Green, 9 ay önce dünya evine girerek eşi ile birlikte Almanya`nın Ansbach kenti yakınlarında Heilsbronn kasabasına yerleşti.

Bir at çiftliğinde seyis olarak çalıştığını söyleyen Green, Almanca dilini fazla bilmediği için Ansbach Akademisi Almanca dil kurslarına katılarak Almanca öğrenmeye başladı. Sınıfta, iki ay önce görevli olarak Ansbach`a gelen (İGMG) Ansbach, Ayasofya Camii Din Görevlisi Adem Armağan ile tanışarak Green, Armağan`ın verdiği İslamiyetle ilgili İngilizce kitapları okumaya başladı. Müslüman olmaya karar veren Green, Kimsenin tesiri altında kalmadım. İslam dini oldukça mantıklı geldi bana diyerek Müslümanlığı seçtiğini açıkladı. Ayrıca huzuru bulduğuna inandığını söyleyen Green, Çok mutluyum. İslamın şartlarını elimden geldiği kadar yerine getireceğim dedi.

Muhammed ismini aldı

Adem Armağan, Amerikalı Jeremy Green`in Müslüman oluş öyküsünü şöyle anlattı: Almanca dil kursunda tanıştık. Kendisi sevecen bir arkadaş. Kendisine `hangi dine mensupsunuz` diye sordum. `Hiçbir dine mensup değilim` dedi. Müslüman ve din dersi öğretmeni olduğumu ve İslami okullarda okuyarak buraya görevli geldiğini anlattım. İslamiyetle ilgili İngilizce kitap versem okurmusunuz dedim. Teşekkür ederek kitabı bir ayda okuduğunu çok etkilendiğini söyledi. Muhammed ikinci bir kitap istedi ve Peygamber Efendimizin hayatı ile ilgili hadisi şerif kitabını da okumaya başladı. Daha sonra Müslüman olmaya karar verdiğini söyleyerek. Kendi isteği üzerine Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu. Din görevlisi Adem Armağan ise Muhammed adını alan Amerikalı vatandaşa İngilizce mealli Kur-an`ı Kerim hediye etti.

www.haber5com